CANLI YORUMLAR
Mehtap Erel
Mehtap Erel
Yazar

KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ Mİ?

Emin değilim
24.04.2022

Bir miktar genelleme yapacağım bu hafta sana sevgili okur. Evet genelleme. Güzel bir şey değil belki genellemek ama yapacağım bunu. Gözlemlerim var ve bir değil, iki değil, kaç kere aynı şeye şahit oldum. O sebeple genelleyebileceğimi düşünüyorum zaten.

 

Başlayalım.

 

Küçük yerlerde, doğayla iç içe mesela köyde yaşayan insanların doğaya, doğal yaşama, hayvanlara saygısı olacağını düşünüyor musun? Ben öyle düşünüyordum. Yanıldığımı gördüm. Hani Atatürk’ün dediği kitle var ya, milletin efendisi olduğu söylenen, köy yaşamı içinde olan insanlar. Bu insanların inanılmaz şekilde doğal yaşama saygısı yok. Elbette hepsinin değil ama çoğunlukla durum bu. Tuhaf.

 

Bak mesela;

 

Yazlığa gittik tadilat için. Yazlığın içinde bulunduğu sitenin bakım, onarım, tadilat işlerine, bahçe, park, ağaç işlerine bakan bir şirket var. Bu şirkette de civar köylerdeki insanlar çalışıyor doğal olarak. Bizim bahçede kocaman, kaç yıllık, palmiye ağacı vardı. Bir gitti ağaç kesilmiş. Aradık şirketi dediler ki böcek dadandı ağaçlara kestik.

Ben: Ne bildiniz benim bahçedeki ağacın durumunu? Bahçeye mi girdiniz?

Şirket Yetkilisi (ŞY): Sahildeki palmiyelerde sorun çıkınca tüm palmiyeleri yokladık, hastalık gelenleri kestik.

Ben: Bana sormadan bahçeye girip nasıl kesiyorsunuz ağacı? Emri kim verdi?

ŞY: …. Bey

Ben: Gelsin o bey şimdi buraya bekliyorum ben.

Geldi …. Bey. Kendisine uzun bir nutuk çektim. Kendisine görevli diyeyim.

 

Görevli: Ya ne var ki bu kadar kızacak abla, ağaç bu kesilir.

Ben: Olur mu yahu öyle şey, ne demek ağaç bu.

Görevli: Ama bakın ben üstünü böyle düzleyerek kestim ki özellikle masa yaparsınız bunu diye.

Ben: Ağacı öldürüp cesedinden masa mı yapıcaz kardeşim delirdin mi sen?

Görevli:…..

Ben: Bir daha benle konuşmadan bir şey kesmeyin burada. Allah allah ya. Masa yapacakmışım. Çay bahçesi mi burası. Bir can gitti madem başka can olsun. Bunun içini kaşık gibi yapın, içine toprak döküp çiçek ekicem. Saksı gibi olsun madem.

Görevli: Bunu mu?

Ben: Evet bunu. Üstüne tabak koyup köfte yemiycem zavallı ölmüş ağacın. En azından çiçeklensin.

 

Öyle de yaptırdım. Şimdi zannedersin ki bu insanların bu ağaca bizden fazla saygısı olur, çünkü oralı, orada yaşıyor doğanın içinde. Doğaya bizden daha aşık olur sanıyorsun. Yok. Biz burada beton bir duvara bakarken ne hissediyorsak adam da onu hissediyor. Çok ilginç.

 

Civarda zeytin ağaçları vardı. Kesmişler site yapmışlar. Dedim ki hep domates aldığım dayıya, ‘ya yazık oldu bu ağaçlara’…

Dayı: Ağaçtan bol ne var

Ben: Ay aşk olsun olur mu öyle şey

Dayı: Site yaptılar işte, iyi oldu, para kazanırız biraz

 

Dayı çatır çatır kesilmiş zeytin ağaçlarına acımıyor. Fazladan satacağı domateslerin hayalini kuruyor. Böyle bir acımasızlık.

 

Geçen Müge Anlı’yı izliyorum yürüme bandında. Cinayet çözüyor yine. Köylü kadın anlatıyor;

 

Kadın: Köpek geldi, kapıya vurdu, ağladı ama açmadık

Müge Anlı: Niye açmadın köpeğe kapıyı?

Kadın: E köpek işte

Müge Anlı: Senin köpeğin değil mi?

Kadın: Beniimm

Müge Anlı: E ne açmıyosun kapıyı o zaman kendi köpeğine? Belli ki bişi var ki kapıya gelmiş!

Kadın: ….

 

Kadın boş gözlerle baktı Müge Anlı’ya. Köpeğe, kendi köpeğine neden merhamet göstermesi gerektiğini anlayamadı. Dünyasında yok böyle bir şey. Halbuki köy yerlerinde bu köpekler onları koruyor. Sen ona bakıcan o seni koruyacak dimi? Yok işte.

 

Müge Anlı: Silahlı adamlar nasıl köpeği geçip geliyor sizin bahçeye?

Kadın: Köpeğe yemek vermişlerdir?

Müge Anlı: Köpek yemez ki başkasından yemek.

Kadın: …..

Müge Anlı: Toksa yemez ama! Aç mı bırakıyordun köpeği?

Kadın: …..

Müge Anlı: Allah Allaahhh köpeğe yemek vermiyor muydunuz yahu?

 

 

Vermiyorlarmış. İnanılmaz dimi? Kadın hem koyunları hem evi korusun diye köpek tutuyor bahçede ama hayvan ağlıyor bakmıyor, hayvan aç yemek vermiyor.

 

Dehşet dimi_ nasıl “Anadolu irfanı” ama…

 

Köyde yaşayan insanların ağaçlara, hayvanlara, doğal yaşama daha fazla saygısı olduğunu düşünürdüm. Durum çok da öyle değil. Bir kasvet, bir taşlık var. Bir kurumuşluk var. Biz burada, şehirlerde, doğaya, hayata aç, yeşile, bitkiye, yaşama aç olduğumuz için ölüyoruz ağaç diye, yeşil diye, hayvan diye. Elbette hepimiz değil ama aklı başında olanlarımız böyleyiz. Bizden daha da fazlası olacağını düşündüklerimizde ise durum çok farklı.

 

Hatırlıyor musun sevgili okur, Film vardı Yılanların Öcü diye. Kitap var hani Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban diye. 

 

Oradaki durumlar bizim hayallerimizden daha gerçek sanırım.

 

Ne yazık.

 

Bu hafta da böyle sevgili okur. Doğayı sev, yeşili koru, sokak hayvanlarına iyi bak, bir kap mama bir kap su bırak. Biz yapmazsak kimse yapmayacak.

 

İyiliğimizi ve insanlığımı yitirmediğimiz bir hayat dilerim. Bir de, Allah bizi merhamet yoksunlarıyla karşılaştırmasın.

 

XXX

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 18 senedir “yapıcam”.

 

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:


www.mehtaperel.com 

 

www.mehtaperel.wordpress.com

 

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

 

instagram.com/mehtaperel

 

twitter.com/mehtaperel

 

Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server'lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç mehtap'lı adreste yazılarımı güncelliyorum)

 

 

 

 

 

 

 

 





Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :