CANLI YORUMLAR
Ahmet Nebi Demirtaş
Ahmet Nebi Demirtaş
Yazar-Çizer

ANKARA

Umudu alamayacaklar
13.10.2015

Otobüs terminalleri hariç,benim uğrayıp da gezemediğim,yitirdiğim memleketim ..

Cumartesileri çalışmayı hiç sevmedim. Ne yalan söyleyeyim cuma akşamı erken başladım içmeye, içimde çok sevdiğim biri ölecek yahut başına bir şey gelecekmiş gibi tuhaf ama korkutan bir sıkıntı.

Yüreğim sıkışıyor, birileri sorular soruyor kafa sallıyorum. Sabah erkenden gittim işyerine, bizim temizlik mutfak işlerine bakan görevli abla o gün gelmemiş, üç görevli dönüşümlü geliyorlar cumartesi,yarım mesai. Elli kişinin sorumluluğunu vermiş patron, gelirlerde kahvaltı yaparlar diye değil, çay demlemeyi sevdiğim için iki demliğide demledim, birer ikişer girmeye başladılar kafeterya diye kullandığımız yere, gelen çaya sarılıyor kimi poğça almış, kimi köşedeki seyyar börekçiden kürt böreği. Çaylar içiliyor, kimileri birinci sigarayı söndürüp, ikinciyi yakmanın derdinde, kimileri geçip oturuyorlar işinin başına.

Seyrediyorum...Hoşuma gidiyor. İstanbulun göbeğinde bir çağrı merkezinin kafeteryasındayım. Dokuzu bir geçe boşalıyor herkesin mutfak dediği alan. Bir başımayım. Üçüncü sigaramı, aceleyle içilmiş ve de henüz sönmemiş yarım bir vinstının yanına zımbalıyorum. Haftasonları çalışmayı sevmem, bir iki rapor hazırladım. Aylak aylak dolandım salonda, geçtim oturdum kürsüden bozma ilk günden beri hazmedemediğim masama. Bir iki haber sitesine, sosyal medya hesaplarıma baktım, nedense ''Ankara da bomba patladı'' haberini görünce o sorumsuz,mvicdansız ve ahlak yoksunu belediye başkanı geldi aklıma.

Öylesine nefret etmişim ki ilk aklıma o düşüyor demek ki...

Sonra  ''Barış, yürüyüş, emek, özgürlük, halay, köfteciler, simitçiler, su satan çocuklar, elele,omuz omuza yürüyen insanlar, flamalar, bayraklar, pankartlar, ellerinde megafonla genç devrimciler, yoldaşlar, Meryem analar, hayalleri olan çocuklar, kardeşlerim, karanfiller, coplar, yürüyüşler, kanlı meydanlar, türküler, şairler, ulan rıza, bahtiyar,yılmaz,güney,ahmet,kaya,dink,hrant,trabzon,dersim,sivas,maraş,çorum... '' en son halamın oğlunun düğününe gitmiştim Çorum'a sonra ben ölen insanların acılarını paylaştım diye beni sildi, sildiğimin sayfasından. ''Sakın cevap yazma, yazarsan kalbini kırarım'' demişti, kalbimi daha nasıl kıracaksın diyemedim. Demedim.

O adam ki en zor günümde asker ocağında harçlık göndermişti bana. O milliyetçiydi ben terörist. Ne kolaymış terörist olmak. Kim tutuklayacak şimdi beni. Savcılar göreve.

 

Cizreli bir çocuk aldık geçen hafta işe, akıcı ve temiz bir türkçesi yok.Olmasın da...O kürtçe konuşunca daha mutlu oluyorum.

Doğu müşterilerini attım ona, konuş kendi dilinde yaparsan yaparsın bu işi dedim, işveren banka gelse görse durumu beni de kovar onu da. Patronuma dedim,ne konuştuğunu anlamadan dosyayı işleme alacağımıza ne konuştuğunu anlayalım, işimiz görülsün, paraya muhtacız hepimiz sonuçta, para benim için sekizinci tekil şahış, bilen bilir, o adamın kürtçe konuşması beni mutlu ediyor, işmiş, paraymış hak getire.

Çay molasındayız; adı İslam Cizreli'nin...

Soruyorum : Var mı kayıp aileden falan ? (Yüzümü çeviriyorum başka yana)

İslam cevap veriyor hafif gülümseyerek : alıştık yer soframızın bomba sesiyle, evimizin duvarlarının kurşunlarla delinmesine, öğretmenimizin,okul müdürümüzün polis yada asker tarafından gözümüzün önünde öldürülmesine alıştık.Bizim komşunun oğlunu vurmuşlar bacağından, ama yaşıyor, biz öyle kolay vazgeçmeyiz yaşamaktan'' dedi.

Alıştık demesine takıldım.Bizde gaz kapsüllerine tekme atmaya alıştık ama evimizin duvarında mermi izleri olmadı hiç. Düşündüm. Düşündüm ama diyecek bir şey bulamadım.



'' Vurulduk ey halkım,unutma bizi '' diyen onsekiz yaşında çocuk, onbeş yaşında ölen çocuğun resmini taşırken öldürülmüş, onun resmini başka bir çocuk taşıyor cenazesinde.

Çok sevdiğim Beşiktaş'ın en güzel insanlarından bir abim ;"Son nefesini vermek üzere olan insanların soluduğu son nefes gaz kokusu oldu bu memlekette '' diyor.

Yaralanan, ölen insanlara gaz atan, tazyikli su sıkan bir devletten bahsediyoruz. Emir alan, emir veren. Toprağa düşen insanların acısını yuhalayan, ama içtiği sigaradan, yediği ekmekten vergi alan devletin güya milli takımının başındaki adama trilyonlar vermesini hazmeden ama ölen insanın yasına, matemine saygı duymayan bir halk haline geldik.

Yuh ulan bize. Biz diyorum, alçaklar, vicdansızlar, acıyı paylaşamayan insanlar bizden değil, halklar kardeş, insanlar kardeş ama vicdansızlar, cesedi gazlayan, su sıkan, yuhalayanlardan bahsetmiyorum, kardeş dediğimiz,  omuz omuza yürüdüğümüz, elinden tutup kaldırdığımız insanlardan bahsediyorum.

Polis dokunmasın diye sevgili taklidi yaptığımız arkadaşlarımızdan bahsediyorum. İçimizde korkuyla cesaretin şavaşa tutuştuğu günlerde içimizdeki umudu alamadılar. Alamayacaklar.



Korkmuyoruz.

Yazı Etiketleri
YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :