CANLI YORUMLAR
DENİZ PULAŞ AKKARTAL
DENİZ PULAŞ AKKARTAL

BOY AYNASI

Biz o parkta evlenmiştik...
12.06.2013

Yemyeşil duygularla kocaman  bi merhaba


Sizi bilmem ama ben ne zaman bir iddiaya girsem hep kaybederim... Galiba öyle anlarda hırstan böyle oluyor... Mesela tavla oynamayı çok seven ben illa  iddaya girerim... Tavlayı iyi oynarım , kocamla mesela tavla oynamak isterim. Nesine, masajına...  O an kulunçlarım için koymuşumdur iddianın adını... Gel gör ki kaybederken bi de masaj yapmak zorunda olduğumdan hırsımdan çatlarım. Neo ile arada lades tutuştuğumuzda da böyle olur. Ben sana lolipop alır, ayak masajı yaparım sende bana sırt masajı. Yine kaybeden ben olurum. Masajı mı çok seviyorum yoksa iddiaya girmesem daha iyi mi olur? Söylemesi ayıp dostlarla tavla oynadığımda nesine konuşması geçtiğinde, masaj isterim demem. Onun yerine üstü ustaya saygılar yazılı kağıtlar isterim ki bi tomar kağıt birikti.

 


İçimden hiç bir şey yazmak gelmeyen şu günlerde, her şey bi iddia üzerine mi başladı?.. 31mayıs günü ağaçlarımızı kestirmeyiz diye naif bi gayretle başlayan süreç, babamızın ülkeye dönüşüyle tuhaf bi iddiaya mı dönüştü?.. Üç beş ağaç değildi mesele... Ya da belki öyleydi... Gezi parkına gelene kadar göz yumduklarımız bizi bizden aldı.

 

 

İstiklaldeki profiterolcü,emek sineması, beyoğluna yakışmayan o saçma aveme, masa sandalyelerin dışarıdan kaldırılması, yasaklar yasaklar... Ercişte katlediler ağaçlar, hasankeyfin sular altında kalacak olması, afrodizyas, yeni köprü. Hatta son aldığımız bi habere göre sosyal paylaşım sitelerine yakında yasak gelicek olması... Tabi fısıltı gazetesiyle bu son durumun gerçekliği nedir tam bilemiyorum. Fark ettiğim şey yıllar önce oynanan zeki metinin efsane oyunu yasakların bi çoğunun geçerliliğini koruyor olması. Charles Bukowski'nin kitabında aklıma takılan şuydu; "bir şey yasaklanırsa devamlılığını sürdürür".

 


Sevgili okuyanlar bu bir protesto ya da provoke etme yazısı değildir. Niye olsun ki... İçimizi döküyoruz işte. Yönetimi eleştirmek haddim değil.. Hoş annem hadsiz demiştir bana zaman zaman. Ancak beni tanıyanlar ne kadar barışçıl olduğumu da bilir... Ben insan ayrımı yapmam. Ben güzeli çirkini ayırmam. ben sürü psikolojisine inanmam..herkesin fikri kendine..ve ben son günlerde yaşanan olaylardan başka bi şey düşünemez oldum..garip ama sudan sebeple Sarpomla atışmaya başladım. Günlerdir üzüntü içindeyim. Gezi parkına gittin mi diye sorarsanız, gitmedim. Sarpo çoğu zaman evde olmuyor seyehatleri nedeniyle... E kaldım mı ben kızla , gündüz o okula ben geziye... E yedim kafama gaz bombası kapsülü ne edecek benim yavru. Çoluk çocuk parka giderken benim hala gitmiyor olduğumdan dolayı üzülsem de kahrolsam da sosyal paylaşımlarımla destek veriyorum...

 

Sahi niye direniyolar?.. Yaptırım ve emrivakilerden bıktı herkes de onun için... Ve ordaki kardeşlerim Topçu Kışlası istemiyor da onun için... Gitmesem de biline ki ben de istemiyorum... Kışla... Ne o savaş mı çıktı?.. Tüm dünyanın merkezi şehrin can merkezinde parklarla mutluyken biz neden yap yık kes kopar modeli olduk.

 


Amsterköyvatan hasretiyle orada yaşarken teselliyi parklarda aradım... Ve buldum... Yeşile banınca öyle oluyo insan işte..... Amsterdam bos ormanı 1.dünya savaşı sonrası işsiz halka iş imkanı yaratmak için var olmuş. Demişler ki şu kadar para veriyoruz .hem işci oluyorsunuz hem de kahraman. Uçsuz bucaksız bi orman park. Şehrin içi zaten park bahçe.  Hatta yerleşim yerlerinde zorunluluk... 4 bina da bir ya bi çocuk tırmanma aparatı ya da bankları bol çayır çimen...


Hava atmak olmasın ama Londradaki Hyde Parkı da gördüm... Müzeleri gezip yorgun düştüğümüzde yerlere serilmiştik... Taksim Gezi Parkı şehrimizin kalbidir. Bir avuç ağaçlıktır... Ama ilaç gibidir. Fırsat bu fırsat diyip  daha da yeşillendirelim demek neden bu kadar zor?..

 

Anlayın işte. Halkımız park ister... 25 yılını Cihangirde geçirmiş her sokağında oturmuş biri olarak orda bi cennet bahçesi olduğu anlatılır... Susam sokakta... Ne yazık ki yine ranta kurban edilmiş. Gümüşsuyunda mıydı yoksa?... Herneyse taksim işte. Neo yeni doğduğunda, bebek arabasıyla kötü ötesi kaldırımlarda istiklal caddesine bile çıkamazken cihangir parkımıza koşardık günde iki kere..mimar sinan öğrencileri inanılmaz güzel eserler yaptılar oraya. Park öyle güzel di ki,  5 yaştan küçükler için ayrı bi oyun alanı vardı. O parkta büyüttük çocuklarımızı... Sonra dediler ki yıkılacak park. Neler yapılmadı ki... Sanatçılarımız ses getirmesi adına,yine orda yanımızdaydı... O parkı vasiyet eden ki alt katı otoparktır, şart olarak ne olursa olsun ama yine park olsun demiştir...

 

Evet. Park yıkıldı.

 

Sonrasında park yeniden mermer ve taş ağırlıklı bi yere dönüştü... Ben o parka bir daha hiç gitmedim..güvenliği zayıf olsa da,  set üstündeki parka götürmeyi tercih ettim... Gezi parkına gittiğimizde ise başka türlü bi sevinç kaplarken içimi kızıma işte biz babanla burada evlendik diyordum.
Parklar dünyanın neresinde nereli olursanız olun sizi kucaklar... Kışla kucaklamaz. İddiya girerim ki sayın yöneticilerimiz bu yanlış karardan döneceklerdir...

 

Kimsenin daha fazla canı sıkılmasın, canı yanmasın,kimse yaralanmasın ve öfkelenmesin... Medeni bir şekilde kardeşce yaşamaktan başka ne isteyebiliriz ki... Hepimiz 3 günlük dünyayı yaşıyoruz. İki kalas bi heves içinde geçiyor günler.

 

Yazıyı son satırından başlayıp okuyanlar için not: Parkları yıkmayın çoğaltın... Sizin yaptığınız matematikle değil ama...

İçindeymişik yeşilmişik de şimdi ne olmuşuk?


Ülkenin birinde hayvanat bahçesinde bir bölüm vardır... Burada ki canlı dünyanın en vahşi yaratığıdır denir... Merakla içeri girdiğinizde ise sizi orada yalnızca bir boy aynası karşılar...

 

Bilmem anlatabildim mi...


Sonsuz sabır dileklerimle kırık kalbimle haftaya okununcaya kadar esen kalın.

 

Piloş

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :