CANLI YORUMLAR
DUYGU GÜLEÇ
DUYGU GÜLEÇ

BÜYÜLEYİCİ GÜNEYDOĞU TURU

Ve önyargılarım
01.03.2013

Güneydoğu’yu gezmeye yola çıktıysanız eğer; yolunuz ilk Diyarbakır’dan geçecektir. Diyarbakır havaalanına indiğinizde Yeşilçam sahnelerini aratmayan havaalanı görüntüsüyle karşılaşıyorsunuz. "Cam’dan birbirine el sallayarak sevdiklerini uğurlayan ya da bekleyen, yüzlerinde tatlı bir tebessüm olan insanlar…” Ve içlerinde numune gibi kısacık şortuyla dolaşabilen ben! Ve asla kafasını kaldırıp, size dönüp bakmayan utangaç ve mahçup insanlar…

 

Diyarbakır, son yıllarda çevre il, ilçe ve köylerden aldığı göç akının yol açtığı bir dizi soruna karşın, Güneydoğu'nun gezilip görülecek güzel şehirlerinden biri.

 

Diyarbakır dendiğinde, şu Çin Seddi’nden sonra en uzun sur olmaları ile tanınan surları ve oyulduğunda içine 1-2 yaşında çocuk sığacak büyüklükteki Diyarbakır karpuzu akla gelir. Diyarbakır yalnız bunlardan ibaret değil.

 

Diyarbakır’a Gazi Caddesi'ndeki tarihi Hasanpaşa Hanı'nın dik merdivenlerini tırmanıp geniş bir sofanın ortasındaki yer sofrasının etrafına oturduk. Kahvaltı tepsisi geldiğinde ise ilk düşüncemiz "İyi ki Diyar-ı Bekir’e Geldik!" demek oldu. Sac kavurmalı yumurtadan soğuk güvece, çeşit çeşit peynirden cennet tabağı" adını verdikleri meyve tabağına kadar Diyarbakır kahvaltı sofrası, bir sabah vakti şehir sınırlarının içine adımınızı attığımızda ilk uğramanız gereken yerlerden biri oldu.

 

Hasan Paşa Han’ı aslında daha bir yıl olmuş restore edileli... İki katı ve eskiden ahır olarak kullanılan  bir bodrum kat var. İkinci kata daracık, tek kişinin geçebileceği merdivenlerden çıkılıyor. Üst katlarda otantik cafeler, takı, eski para, tespih satan küçük dükkanlar var... Şimdi bir de kahvaltı salonu yapıldı... Benim gibi fotoğraf çekmeyi seven biriyseniz makine elinizden düşmeyecek. Aşağıda şadırvanın olduğu üstü açık avluda da cafeler ve dükkanlar var... Fiyatları da çok uygun... Ve müdavimleri olan bir mekan... Bi giden bi daha gidiyor...  Sözle anlatılmaz gidip görmek lazım…. Çok merkezi bir yer de, ULU CAMİ'nin tam karşısında, Altıncılar çarşısı diye de bilinen yerin tam bitişiği...

 

 

Her şeyden önce Diyarbakır mimari yönden de ilginç eserlere sahip bir kent. Nebi Camisi ve Ulu Cami tarihsel geçmişleri ve mimari tarzları ile birer şaheser. Türkiye'nin en eski camilerinden olan Ulu Cami'nin avlusundaki güneş saatini ve güzel taş işçiliğini iyice inceleyin. Taş işçiliği baktıkça zenginleşiyor.

Ulu Cami ve Cahit Sıtkı Tarancı müzesinde birden ayağınızın dibinde bitiveren ve turist rehberlerinden duyduklarını ezberden okuyan beş yaş ve üzerindeki cin gibi çocuklar. Koro halinde caminin tarihini anlatmaya veya Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 şiirini okuyan tatlı ufaklıklar…

Diyarbakır'ı gezerken mutlaka uğrayacağınız yerlerden biri de, müzeye dönüştürülmüş Diyarbakır'lı şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın evi olmalı. Hem mimari tarzı hem Diyarbakır'ın sosyal yaşamının tipik simgesi olarak korunup düzenlenmiş olan evi gezerken Diyarbakır'ın sosyal yaşamı hakkında da bilgi edinebiliyorsunuz.

Diyarbakır'ı gezerken Cahit Sıtkı Tarancı evine, Sipahi Çarşısından geçerek gidin. Çünkü bu çarşı da düzeni ve halen yapılmakta olan alışverişleri ile çok ilginçtir. Çarşı sanki yüzyıllar öncesinden kalmış gibi.

 

Tarihi İpek Yolu'nun merkezlerinden biri olması nedeniyle Diyarbakır aynı zamanda geçmişin ticaret merkezleri olan hanları ile de ünlüdür. Diyarbakır'a geldiğinizde başta Deliller Hanı olmak üzere, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han'ı gezin. Bu hanlarda, geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunuyor.

 

Deliller Hanı'nı gezdikten sonra Mardinkapı'ya doğru yönelip burada yol üzerinde, yoğurtçular ve peynirciler çarşısını gezin. Bu çarşının ne özelliği var derseniz, Türkiye'nin neresinde "Peynirciler ve yoğurtçular çarşısı var ?" deriz. Çarşıyı gezerken Diyarbakır'da ne kadar çok peynir çeşidi olduğunu görecek ve bu kadar çok peyniri olan bir yerde Peynirciler ve Yoğurtçular Çarsışı olmasını doğal bulacaksınız. Çarşıda yalnız peynir ve yoğurt da satılmıyor. Burada çeşit çeşit bal da bulabilirsiniz.

 

Peynir yoğurt ziyaret ve alışverişiden sonra Mardin Kapı'ya doğru yürümeye devam edin. Yol üzerinde sağda eski Kervansaray'a geldiğinizde durun.

 

Şimdi otele dönüştürülmüş olmakla beraber Kervansaray, mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri. İsterseniz avlusudaki kahveye oturup bir yandan kahvenizi içip bir yadan da o muhteşem yapıyı inceleyebilirsiniz.

 

Aslında Kervansaray'ı gezmeye geldikten sonra buradan biraz daha yürüyüp Surların üzerine çıkıp hem DİCLE'yi ve önünüze uzanan geniş yaylayı seyredebilir hem de M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların üzerinde kısa ama hoş bir gezinti yapabilirsiniz. Surların yapılış tarihi tam olarak bilinemiyor. Beş km. uzunluğunda 8-12 m. yüksekliğindeki surlar çok iyi durumda. Diyarbakır Kalesi'nin dört kapısı ( Urfakapı, Dağ (Harput) Kapı, Mardin ve Dicle kapıları), ile 82 burcu var. İçkale 1524'de Kanuni Süleyman tarafından ikinci bir surla çevirtilmiş.

 

Surları gezdikten sonra, Atatürk'ün Diyarbakır'a geldiğinde konakladığı, Gazi Köşkü'nü de ziyaret edebilirsiniz.

 

Şimdi yeniden şehir merkezine dönüp önce bir yemek yiyelim derseniz size Selim Amcanın Sofrası'nda kaburga yemeği öneriyoruz. Selim Amca'da yiyeceğiniz kaburgayla, eğer daha önce bu yemeği başka yerde yediyseniz o yediğinizin kaburga olmadığını anlayacaksanız. Çünkü yalnız Diyarbakır'da değil, Güneydoğu'da en güzel kaburgayı Selim Amca yapıyor.

 

Sağlığınız ve bünyeniz açısından Gap Turu gezisine Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim aylarında çıkmanızı tavsiye ederim…

 

Önümüzdeki haftada yeni durağımız ise Urfa olacak... 

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :