CANLI YORUMLAR
DUYGU GÜLEÇ
DUYGU GÜLEÇ

GAP 2

Urfa Sıra Gecesi
08.03.2013

Diyarbakır'dan sonra Urfa merkeze doğru yola çıktık.Yol boyunca aklında hep  Urfa’nın Sıra Geceleri ve İbrahim Tatlıses vardı. Minibüsle, Suriye sınırı boyunca yol alarak ve de Akçakale sınır kapısındaki karşılıklı dalgalanan Türkiye ve Suriye bayraklarını da uzaktan bakarak Akçakale’ye, oradan da Urfa’ya vardık.

 

Otel’e yerleştikten sonra ilk durağımız Balıklı Göl oldu. Eski çarşıdaki kalabalığı geçerek zorla ilerlerken Urfa kadınlarının kıyafetlerini de şaşırarak izlerken, çeşit çeşit baharatların, biberlerin, isotların olduğu dükkânlara da uğramadan edemedik. Kendime şalvar bile aldım. Hatta bakırcılardan da şöyle hediyelikler vs. bakınıp  yürüyerek Balıklı göl’e ulaştık. Büyüklüğüyle, mimarisiyle, kemerli yapısıyla şaşırtıcı güzellikteki Halil-ür Rahman Caminin yanında iki özel göl var. Biri kutsal balıklarıyla ünlenen Balıklı göl ve diğeri küçük olanı Ayn Zeliha gölü.

 

Balıklı göl’ün efsanesi tek tanrılı dinlerde en bilinen ve önemli özel bir yere sahip efsanelerden. Tevrat, İncil ve Kuran’da adı geçen Hz. İbrahim peygamberin Urfa’da doğduğu söyleniyor. Efsaneye göre, bölgenin kralı Nemrut’un putperestliğine baş kaldıran Hz. İbrahim sadece baş kaldırmakla yetinmemiş kralın kızı Zeliha’ya da gönlünü kaptırmış. Kral Nemrut, Hz. İbrahim’in yakılması için emir vermiş ve bugün gölün bulunduğu yerde devasa bir ateş yaktırmış. Bugünkü kalenin bulunduğu tepeden mancınıkla ateşe atılmış. Hz. İbrahim’in düştüğü yer aniden göl ve odunlar da balık olmuşlar. Bu yüzden göldeki balıklar kutsal sayılmış ve her kimse bunları yakalar yerse kör olacağına inanılmış. Peşinden ateşe atlayan ve İbrahim için ağlayan Zeliha’nın gözyaşları da ikinci gölü oluşturmuşlar. O yüzden bu gölün adına Zeliha’nın gözü anlamına gelen Ayn Zeliha denmiş. Gölün kıyısında yer alan Halil-ür Rahman Camii de Eyyubiler devletinin kurucusu Selahattin Eyyübi tarafından yaptırılmış.

 

Balıklar gölün içinde sanki kaynıyor o kadar çok. Ağızları suyun üzerinde atılan yemleri kapışıyorlar. Bir sürü dilek tuttum,hiç biri olmadı.

 

Kale dik yamaçları olan bir tepe üzerinde Abbasiler zamanında kurulmuş.Kale müze kartıyla ya da ücretli geziliyor. Dik ve sayısız merdiven  tırmanarak çıktık kaleye ve şehri yukarıdan seyrettik. Bazı surları ayakta kalmış ama büyük bir harabe görünümündeydi.

 

Urfa, Peygamberler şehri diye biliniyor. Hz. İbrahim’in ateşe düştüğü makam ve doğduğu mağarasının dışında Hz. Eyüp peygamberin sabrının sınandığı yer ve çile doldurduğuna inanılan mağara ve türbesi ve Kuran'da adı geçen peygamberlerden Hz. Şuayp’in de burada bulunması bu isme hak kazandırıyor. Ve yine başında eşarp, kısa şortla dolaşan tek bendim.

 

Geniş caddeleri, büyük yapıları ile modern bir görünüş sergiliyor. Geleneksel mimari doku yine de ara sıra göze çarpıyor. Ortadoğu tarzında alışveriş kültürüne sahip, bakırcılarıyla, baharatçılarıyla oldukça kalabalık ve canlı eski çarşı etrafında gelişmiş olan Urfa 1984 den beri Şanlıurfa diye anılıyor. 1. Dünya Savaşında 1919’da Fransızlar tarafından işgal edilen Urfa 1920’de düşman işgalinden kurtarılmış. Üzerinden Sümer, Babil, Akad, Hitit, Pers, Asur gibi sayısız medeniyetler geçmiş olan Urfa’nın 11.500 yıllık bir tarihi var. Dünyanın en eski şehirlerinden biri.

 

Urfa demişken yemek kültüründen, çiğ köftesinden bahsetmeden olmaz. Ve türküleri... Özellikle de sıra geceleri... Urfa kültüründe özel bir öneme sahip sıra gecesi denen eğlenceleri sıradan bir gece gibi değil. Bayanlar ve erkeklerin olduğu bir sıra gecesine katıldık. Aklımızda kalmasın diye. İtiraf edeyim müzikleri sevmedim, masaj yaptırmak için otelin spa salonuna kaçtım, masör erkek çıktı. Masaj da yaptırmadım.

 

Ertesi gün güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Harran Ovası’na doğru yola çıktık. Yolda fıstık ağaçlarına dalmamak için kendimi zor tuttum. Vururlar seni dediler:)

 

Yol boyunca içimden Bulutsuzluk Özlemi’nin şarkısını söyledim:

 

Pamuk tarlasında

Güneşin altında

Kadın erkek yan yana

Yapardılar çapa…

 

Günler gelip geçmez,

Ömür böyle bitmez.

Birey olmak hala yetmez.

Harran Ovasında.

 

Urfa’da görmeden gitmek istemediğim tek yer Harran’a sonunda ulaşmıştık.

 

Harran ovasında bizi Şeyh'in oğlu Reşat dört nala at koşarak karşıladı! Harran çok turistik olmuş. Kıyafet giyiyorsunuz para, çay içiyorsunuz para, vs.vs. Çok eğlenceli.:-) O yüzden değer. 

Harranlılar 1995 yılından beri bu karınca evlerde (konik, kümbet evlerde)yaşamıyorlar.

 

Tevrat'ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söyleniyor. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamber’in torunlarından Kaynana veya İbrahim Peygamber’in kardeşi Aran'a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim'in Filistin'e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazar. Bu nedenle Harran'a Hz. İbrahim'in kenti de denildiğini, Harran'da İbrahim Peygamber’in evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın var olduğunu söyler. Anadolu'dan Mezopotamya'ya, Mezopotamya'dan da Anadolu'ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmış olması burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuş. Harran; ay, güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle de ünlüymüş. 

Harran'ın en çok ilgi çeken yanı, külah biçimindeki konik tipik evleri. Harran harabelerindeki antik mimari kalıntılardan toplanan tuğlalarla, köylüler tarafından yapılan bu evler, kare bir alanın üzerini örten külah biçiminde bir kubbeden oluşuyor. Yan yana gelen tek kubbeler iç kısımda kemerlerle birbirine bağlanmış ve içeride geniş bir oturma mekânı elde edilmiş. Bölgenin iklimine uyumlu olan bu evler yazın serin, kışın sıcak.

 

Türkülü , operalı!!, şiirli, şarkılı, felsefi geçti Harran Ova’sı  gezimiz.

 

Harran Ovası’na yine giderim, Arap Atı ile yine dolaşırım;)

 

Devam edecek… Haftaya Mardin

 

 

 

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :