CANLI YORUMLAR
AHMET ONUR ÜNNÜ
AHMET ONUR ÜNNÜ
Psikolog

SORULARINIZ VE YANITLARI 9

Sizden gelenler.
29.05.2012

Evlenmekten çok korkuyorum

Özlem BEBEK: Ahmet bey öncelikle böyle bir köşede bizlere yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Ben 30 yaşındayım ve bankada çalışıyorum. Şimdiye kadar ilişkilerim oldu. Ancak ilişkilerde iş ciddiye bindiği zaman ben çok korkuyor ve farklı bahaneler öne sürerek ilişkiyi bitiriyorum. Ben 17 yaşımdayken annem ve babam ayrıldı. Annemle kaldım. Annem iyi kalplidir ancak biraz sinirlidir. Babamla ayrıldıktan sonra iyice agresifleşti. Sonuçta mutsuz bir gençliğim oldu. Her kız çocuğu gibi ben de babama çok düşkündüm. Sonrasında babam evlendi ve tabii annemi de üzmemek için babamla çok görüşmedim. Tabi yeni evlendiği kadını da o zamanki aklımla annemle babamı ayırdıklarını düşündüğüm için biraz da düşman gibi gördüm. Her ne kadar şimdi olgun davranıp, olayları olgun karşılamaya çalışsam da yine de aynı şeyleri yaşayacağım, bu kez de eşim beni aldatacak, ayrılacağız ya bi de çocuğumuz olursa çok üzülecek diye evlenmekten çok korkuyorum. Hayatım boyunca da bu korkuyla yaşamak istemiyorum. Elbette ben de bir çocuğum, sevdiğim biriyle güzel bir hayatım olsun istiyorum ama korkularımı da bir türlü yenemiyorum. Ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım, bu korkumu nasıl yenebilirim. Teşekkürler. İyi çalışmalar.

Merhaba Özlem Hanım; Anladığım kadarıyla, yakınlık kurmak ve bağlanmak sizi zorluyor. Anlattıklarınız, yaşadığınız bu zorluğun zihninizi fazlaca meşgul ettiğini ve hayatınızı planlamakta sizi engellediğini düşündürdü. Değişim talep ettiğinizi görüyorum, ancak bu durum üzerinde zaman ve emek harcamanız gerekecektir. Size önerim, ertelemeden bir psikoterapistten randevu almanız yönünde.

***

Oğlumun korkusu

Kerem Bey: Sn.Onur Bey, oğlum 4(+7) yaşında. Yaklaşık 6 ay önce başlayan korkusu bir türlü bitmek bilmedi. Anaokuluna gidiyor. Oradaki arkadaşları ile aralarında hayalet vs. gibi konulardan bahsetmişler. O günden bu yana evde herhangi bir odada, tuvalette asla yalnız kalmıyor. Koridordan korkuyla koşarak geçiyor. Birisinin arkasından yakalayacakmış gibi olduğundan bahsediyor. Çok dışa dönük bir kişiliği var. Eskiden yalnız yatacağım derdi şimdi mutlaka yanına birini istiyor. Korkma demiyorum, etkili olmayacağını biliyorum.O'nu anladığımı söylüyürum, evin her yerini birlikte kontrol ediyoruz bir şey olmadığını görüyor ama nafile...Bu süre biraz uzamadı mı? Hem kendi hayat kalitesini, hem de benimkini düşürdü. Yorulduk...Ne önerirsiniz? Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Merhaba Kerem Bey; Oğlunuzun son zamanlarda yanlız kalamıyor olması, sizi endişelendirmişe benziyor. Anne babalar her çocuğun belli korku ve endişelere sahip olduğunu bilirler. Pek çok şey çocuklerı endişelendirebilir; terk edilmek, suçlanmak, bağımsızlığının reddedilmesi, anne babalarının anlaşmazlıkları ya da ölüm... Bazı durumlarda çocuklar kendilerini yeterince güvende hissetmeyebilirler, anne babaların bu endişelerin kaynaklarını incelemesi önemlidir. Çocuklar kendilerini güvende hissetmediklerinde ve kaygılandıklarında yanlarında anne-babalarının olmasını isterler. Çocuklar bazen kendilerine sıkıntı veya rahatsızlık veren durumlarla baş edebilmek için korkutucu figürler bulurlar. Bu figürler cadılar, hayaletler, canavarlar olabilirler. Öncelikle anne-baba olarak çocuğunuzun hafife almamalı ve anlayışla karşılamalısınız. Çocuğunuzun güvenini geliştici davranışlarda bulunmanız ve endişelerini azaltmaya yönelik tutumlar sergilemenizin faydası olacaktır.  Ancak bunu yaparken, evin kurallarını ihlal etmemeye özen gösterin. Çocuğunuzun endişelerinin detaylı bir şekilde değerlendirilmesi için bir çocuk psikoloğu size yardımcı olacaktır.

***

Boşanmış anne-baba

Melankolik: Ahmet Onur Bey merhaba, 5 yıllık evliyim ve öncesinde eşimle 5 yıllık bir flört sürecimiz oldu. Ancak evliliğimizi yürütemiyoruz. 3 yaşında bir oğlumuz var. Ayrılmayı planlıyoruz, konuşuyoruz ancak arada ikimizin de çok sevdiği, hiç zarar görmesini istemediğimiz bir oğlumuz var. Henüz daha çok küçük. Biraz büyüyene kadar birbirimizi idare etsek mi diye kendi aramızda konuşuyoruz ama bu sefer de biz çok mutsuzuz. Yani sonuç olarak kavga gürültümüz yok evde ancak mutsuzuz. Çocuğumuzun her iki şekilde de mutsuz olacağını düşünüyoruz. İleride boşanmış bir anne-babanın çocuğu olarak hayatına devam etmesinin de zor olacağını düşünüyoruz. Eşimle bir araya gelip sürekli bu konuları konuşuyoruz. Sonuçta eşimde ben de olgun insanlarız. Ancak söz konusu çocuğumuz olunca elimiz kolumuz bağlanıyor. Bu konuda siz ne öneriyorsunuz. Şimdiden teşekkürler.

Merhaba Melankolik; Boşanmak şüphesiz ki hepinizin hayatını etkileyecektir, ancak mutsuz bir evliği devam ettirmek, bitirmekten daha olumsuz sonuçlar doğurabilir. İlk olarak hayatlarınızı ayırırken hızlı bir değişikliktense, kademeli geçişler yapmaya özen göstermelisiniz. Eğer imkanlarınız el veriyorsa oğlunuzun yaşam alanını değiştirmemeye çalışın. Çocuktan ayrı yaşayacak olan ebeveyinin haftada bir günden başlayarak kademeli olarak, evden ayrı kalmaya başlaması oğlunuzun alışmasına yardımcı olabilir. Oğlunuzun bu ayrılığa alışması için ona zaman vermeniz gerektiğini unutmayın. Sizlerin boşanmanızın, oğlunuzun anne-babası olduğunuz gerçeğini değiştirmediğini aklınızdan çıkartmayın. Eğer mümkün ise oğlunuz için sık sık bir araya gelebilirsiniz. Boşanma sürecinizde ve daha sonra ki alışma döneminizde uzman bir psikologtan yardım alabilirsiniz.

***

Beni yalnız bırakan kişiliğim mi?

Acayip: Ahmet Bey merhaba, ben 25 yaşındayım. Şimdiye kadar hiçbir kız arkadaşım olmadı. Zaten kişilik olarak da içe kapanık biriyim biraz. Her türlü ortama hemen ayak uyduramıyorum. Arkadaşlarım var elbette. Herkese çok çabuk güveniyor, inanıyorum ama sonuçta üzülen yine ben oluyorum. Bir kız arkadaşım olmaması acaba benim bu içe kapanık olmamdan mı, fiziksel olarak beni beğenmiyorlar mı diye düşünüyorum. İnternetten birçok kişi ile tanışarak dışarda görüştüm kahve içtik, zaman zaman bazıları ile öncesinde cep telefonundan mesajlaştık. Ancak gelin görün ki, görüştükten sonra hepsi farklı bahanelerle ya arkadaş kalmak istediler, Hatta bir tanesi ile çok uzun süre mesajlaştık, sonra görüşmeye karar verdik. Görüşmemiz de iyi geçti ancak sonrasında aradım ve aradığınız numara kullanılmamaktadır diyordu. Ne yapmalıyım? Sizce beni başarısız yapan, bu noktada beni yalnız bırakan kişiliğim olabilir mi? Bu konuda nasıl yönlendirebilirsiniz. Teşekkürler. İyi günler.

Merhaba Acayip; Anladığım kadarıyla kendi değerinizle ilgili yoğun kaygılar taşıyorsunuz ve ikili ilişkilerinizde işler pek yolunda gitmiyor. Bahsettiğiniz sorunların pek çok sebebi olabilir, ancak bunları buradan tahmin edebilmem mümkün değil. Size önerim, bir psikiyatri uzmanından yardım almanız yönünde olacaktır. Yaşadığınız bu olumsuz duyguların sizin için ne anlama geldiğini keşfetmek için, psikiyatrik olarak bir zorluğunuzun olup olmadığını araştırın. Öte yandan, eğer imkanınız varsa, paralelde psikoterapi görmenizde fayda görüyorum.

***

Biçare: Ahmet Bey merhabalar, bu sorun eşimde uzun yıllardır var aslında. Bir yeniyor, daha sonra tekrar ediyor. Yani kalabalık yerlere gidemiyor. Mesela; hasta Galatasaraylı ama maçlara gidemiyor. Galatasaray şampiyon oldu, herkes sokaklarda kutladı ama eşim dışarı bile çıkamadı. Ya bir şey olursa diyor. Hadi başıma bir iş gelirse diye korkuyor sürekli. Bu konser, tiyatro, sinema gibi her türlü etkinlik için geçerli. İyi vakit geçirmek istiyoruz ancak onun bu korkusu yüzünden hiçbir şey yapamıyoruz. Ona da kızamıyorum çünkü bu evlenmeden önce de olan bir şeydi. İlaç kullanmasını o da istemiyor ben de istemiyorum. Ne yapmalıyız, nasıl yenebiliriz bu korkusunu. Teşekkürler.

Merhaba Biçare; Anladığım kadarıyla eşiniz fiziksel ya da ruhsal bir sıkıntıya düşerse yardım alamayacağını ya da kaçmanın zor olabileceğini düşündüğü ortamlardan kaçınıyor. Bu sıkıntılar gerek geçmişte yaşadığı travmalardan, kişilik örgütlenmesinden, genetik ve psikososyal sebeplerden kaynaklanıyor olabilir. Öte yandan, durum psikiyatrik olarak ele alınması gerken bir durum gibi gözüküyor. Eşinizin uzun zamandan beri bu sorunla başa çıkmaya çalıştığını söylüyorsunuz, ancak psikiyatrik  yardım ve/veya psikoterapi almadan bu sorunun kendiliğinden sönme ihtimali çok zayıf. En kısa zamanda bir profesyonelden randevu alın.

Bu sayfada yer alan tüm soru-cevaplar okurların izniyle yayına alınmıştır.

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :