Facebook'ta paylaş Twitter'da Paylaş
Ann Boyutu
YENİ BEBEĞE HAZIRLIK

Hamilelik ümitle, heyecanla hazırlanma ve birçok “yeni” anne baba adayı için endişe ile bekleme sürecidir. Güçlü, sağlıklı, akıllı bir bebeği düşler, büyümesi ve gelişmesi için gereken her şeyi ona nasıl sağlayacağınızı düşünürsünüz. Zihninizden çeşitli sorular geçer. Özellikle bebeğiniz bir “ilk” olacaksa  bazı korkularınız olabilir; “ya hamilelikte ters giden birşey olursa...”,  “ya çocuk sahibi olmak hayal ettiğiniz gibi güzel birşey değilse...”.  İçiniz rahat olsun, bu endişelerinizin çoğu yersizdir. Dokuz aylık hamilelik süreci size sorularınıza yanıt bulmak, korku ve endişelerinizi yenmek ve anne veya baba olma gerçeğine kendinizi hazırlamak için gerekli süreyi tanıyacaktır.

Gebe olduğunuzu öğrendiğiniz anda bazı hazırlıklara başlamanız gerekir. Doğmamış bebeğinizin (fetüs), sağlıklı bir şekilde gelişmesi için yapacağınız en önemli şey kendi sağlığınıza dikkat etmenizdir. Bol bol dinlenmek ve çok zorlanmadan egzersiz yapmak, kendinizi daha iyi hissetmenize ve gebeliğin getirdiği fiziksel sıkıntıları azaltmanıza yardımcı olacaktır.

Gebelik ilerledikçe, doğumu planlamaktan çocuk odasını hazırlamaya kadar, bir dizi konuda karar vermek durumunda kalacaksınız. Bu kararların birçoğunu belki şimdiden verdiniz, belki de bebeğiniz size henüz “gerçek” gibi görünmediği için bu kararların bir kısmını daha sonraya ertelediniz. Bebeğin gelişine kendinizi vererek hazırlanırsanız,  “çocuk”  gerçeğine alışacak ve gebeliğiniz sanki daha hızlı ilerleyecektir.

Zaman zaman kendinizi bu konulara aşırı kaptırdığınızı, tüm yaşantınızın henüz doğmamış bir bebeğin etrafında döndüğünü düşüneceksiniz. Merak etmeyin, aşırıya gitmiyorsunuz, giderek artan bu yoğunluk hem çok normaldir hem de sağlıklıdır. Sizi anne baba olmanın zorlu mücadelesi için duygusal olarak hazırlamaya yardımcı olur. Bebek doğduktan sonra en azından önünüzdeki yirmi yıl boyunca, çocuğunuz için kararlar vereceğinize göre bu tür işlere şimdiden başlamanızda yarar vardır. Hatta bunlara başlamak için en ideal zaman “şimdi”dir.

Doğacak bebeğe yapılacak en önemli hazırlıklar konusunda size rehberlik edecek bilgileri aşağıda bulacaksınız.

BEBEĞİNİZE SAĞLIKLI BİR BAŞLANGIÇ SAĞLAMAK


Hamile kaldığınız andan itibaren gebelik süresince, yediğiniz ya da soluduğunuz hemen hemen her şey bebeğinize geçecektir. Bu süreç, gebe kaldığınız anda başlar. Doğmamış bebeğinizin (embriyo) dış etkenlerden en çok zarar görebileceği dönem kollar, bacaklar, eller, ayaklar, karaciğer, kalp, cinsel organlar, gözler ve beyin gibi başlıca vücut bölümlerinin oluşmaya başladığı hamileliğin ilk iki ayıdır. Sigara, alkol, sakıncalı ilaç, narkotik veya yasa dışı ilaçlar ve bazı tıbbi ilaçların içerdiği kimyasal maddeler, X ışınları,birçok enfeksiyon hastalığı, bebeğinizin hem şu andaki hem de daha sonraki gelişimini olumsuz bir şekilde etkileyebilir, hatta ciddi doğum kusurlarına (defekt) neden olabilir.

Örneğin sigarayı ele alalım; gebeliğiniz sırasında sigara kullanırsanız bebeğinizin doğum ağırlığı, belirgin bir biçimde düşebilir,organ gelişimlerinde gerilik, enfeksiyon hastalıklarına dirençsizlik görülebilir... Başkalarınının içtiği sigaranın dumanını solumanız (pasif içicilik) bile bebeğinizi etkileyebilir.

Sigara içilen yerlerden uzak durun ve çevrenizdekileri sizin yanınızda sigaralarını yakmamaları için uyarın. Gebe kalmadan önce içiyor idiyseniz ve hâlâ bunu sürdürmekte iseniz, şimdi bırakma zamanıdır. İşin dahası da var; doğuma kadar değil sonsuza kadar bırakmalısınız. Sigara içilen evlerde büyüyen çocukların bebeklik  ve erken çocukluk dönemlerinde  kulak enfeksiyonlarına ve solunum problemleri ile daha sık karşılaştıkları gibi büyüdüklerinde de sigara içmeye daha yatkın oldukları gösterilmiştir.

Alkol tüketimi konusunda da aynı oranda kaygı duyulmaktadır. Gebelik sırasında aşırı alkol alımı, düşük riskini arttırmaktadır. Fetal Alkol Sendromu adı verilen ve bebeklerde doğum anomalileri ve ortalamanın altında zekâ düzeyinin görüldüğü bir hastalığa yol açabilir. Hamilelere ne kadar alkolün zarar vereceğini, ne kadarının herhangi bir zararı olmayacağını bu güne kadar kimse belirleyememiştir.

Ancak şöyle bir gerçek vardır; “ne kadar çok içerseniz bebeğinizin sağlığı o kadar büyük bir risk altına girecektir”.

Doktorunuzun, gebeliğiniz süresince uygun gördüğü tıbbı ilaçlar dışındaki bütün ilaçları terketmeniz gerekmektedir. Bunun kapsamına sadece reçeteli ilaçlar değil, aynı zamanda aspirin, soğuk algınlığı ilaçları, alerji ilaçları gibi reçetesiz alabileceğiniz ilaçlar da girmektedir. Vitaminler bile, uygun görülen dozların üzerinde alındıklarında tehlikeli olabilirler. (örneğin A vitamininin aşırı miktarda alındığında doğum defektlerine yol açtığı bilinmektedir). Gebelik süresince herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuza mutlaka danışmanız gereklidir.


Gebelik sırasında çay kahve gibi “kafein”li içecekleri almanız da çok kısıtla ya da ölçülü olmalıdır.  Normal kafein alımının, henüz kanıtlanmış yan etkileri olmasa da kafein, erişkinlerde uyanıklık ve huzursuzluk gibi etkiler yapar. Bu da, kendinizi rahatsız ve yorgun hissetmenize neden olabilir.
Doğum kusurlarının (defekt), bir başka nedeni de gebelik sırasında geçirilen hastalıklardır. Önlem almanız gereken tehlikeli hastalıklardan bazıları şunlardır:

Kızamıkçık (Rubella): Zekâ geriliği, kalp anomalileri, katarakt ve sağırlığa neden olabilir. Neyse ki, bu hastalık şimdilerde bağışıklanma (aşılama) ile önlenebilmektedir. Bu aşı gebelik sırasında asla yapılmamalıdır.

Erişkin kadınların büyük bir bölümü, çocukluklarında kızamıkçık geçirdiklerinden veya aşılandıklarından dolayı bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmışlardır.Eğer bağışık olup olmadığınızdan emin değilseniz, doktorunuza baş vurup kan testi yaptırın. Düşük bir olasılıkda olsa eğer bağışık olmadığınız ortaya çıkarsa, özellikle gebeliğinizin ilk üç ayında bu hastalığı geçirenlerden uzak durmanız gerekir. Gelecekte, bu gibi bir durumla karşılaşmamak için doğumdan sonra aşı yaptırmanız önerilir.

Su Çiçeği: Doğum yaklaştıkça bebek için tehlikesi artar. Eğer henüz su çiçeğini geçirmediyseniz, bu hastalığa yakalanmış veya su çiçeği geçirmekte olan hastalara yaklaşmış olan küçük çocuklardan özellikle uzak durmanız gerekir.

Toksoplazmoz: Kedi  dışkısı ile kirlenmiş gıdaların ağız yoluyla yol açabileceği bir enfeksiyondur. Bu hastalığın nedeni, kedilerde daha fazla oranda  yaygın olan bir parazit enfeksiyonudur. Evde beslenen tüm  hayvanların parazit aşılarının yapılmış olması, çiğ et veya dışarıdan kirli gıda almama alışkanlığının edindirilmiş olması gereklidir. Enfekte bir dışkı ile temas eden herkese hastalığın bulaşma riski vardır.

Eğer kediniz varsa, gebe kalmadan önce veya en kısa zamanda toksoplazma açısından kontrol ettirin. Kedinize bu hastalığın bulaşma olasılığını en aza indirmek için onu, bu organizmayı yok edecek yollarla hazırlanmış ticari kedi mamaları ile besleyin. Aynı zamanda size bulaşma riskini en aza indirmek için kedinizin dışkı temizliğini, gebe olmayan bir başka kişiye yaptırın.
 
Hepatit B: Ülkemizde yaklaşık her 14 kişiden biri hepatit B virüsünün taşıyıcısıdır. Bu oran özellikle Güneydoğu Anadolu bölgemizde yüksektir. Eğer taşıyıcı iseniz bu virüs doğum esnasında bebeğinize geçebilir ve bu nedenle bebeğinizin doğumdan sonraki ilk 12 saat içinde hem Hepatit B immünglobulini ile hem de hepatit B aşısı ile bağışıklanması gerekir. Bebekte herhangi bir defekte yol açmasa da ilerideki yıllarda karaciğer kanseri ve siroz riskini büyük bir oranda artıran bu hastalığı ilk başta engellemek önemli ve gereklidir. Eğer taşıyıcı veya bağışık olup olmadığınızdan emin değilseniz, doktorunuza baş vurup kan testi yaptırın.

 

Doç. Dr. Ömer Südekan