CANLI YORUMLAR
ÇİĞDEM ALTINÖZ
ÇİĞDEM ALTINÖZ
Emekli

ÖZEL ÇOCUKLARA MÜJDE

Bir elin nesi var...
14.11.2013

Sevgili Okur,

Uzun bir zaman diliminde sizlere bu pencereden ulaşmaya, ülkemizdeki zihinsel engelliler için toplum duyarlılığını arttırmaya çabaladım.

Damdan düşenin halinden yine damdan düşen anlar misali, Down sendromu kızımla olan öykümüzü, başarabildiklerimizi sizlerle paylaşmaya, zihinsel engelli tanımından başlayıp eğitim sürecine kadar edindiğim bilgileri elimden geldiğince ifade etmeye uğraştım.

Pek çok yazımda zihinsel engellilik üzerine eğitim almadığımı, konunun bilimsel açıdan uzmanı olmadığımı da belirttim. Buna rağmen deneyimlerimden, araştırmalarımdan faydalanmak isteyenler, mesajlarla bana ulaşıp sorular soranlar, yardım isteyenler oldu.

Herkese elimden geldiğince yardımcı olmaya gayret ettim, buna devam etmekten de asla vazgeçmem. Zira bir anneye yardımcı olabilmişsem, bir yavrumuzun gelişmesine tecrübelerimle katkı sağlayabilmişsem bundan inanılmaz mutluluk duyarım. Ömrümün sonuna dek elimden geldiğince, karınca kararınca bu desteğimi devam ettirmeye kararlıyım. 

1992 yılında kızıma Down Sendromu teşhisi konulup “ bu tür çocuklar çok yaşamaz, üç aya kadar ölmezse, getir, bakarız” denmesine (çok ama çok üzülmeme rağmen) kulak asmayıp doğru bildiğim yolda yürümekten son derece keyifliyim zira kızım şimdi 21 yaşını tamamlamak üzere olan genç bir hanım oldu.

Yıllar içinde, özellikle eğitim yıllarımızda zor zamanlarımız oldu. Bunları yazılarımda sizlerle paylaştığım için burada yinelemek istemiyorum. Geçmiş acısıyla tatlısıyla geçmişte kaldı ve bu günlere geldik. Ülkemizde engelliler adına güzel gelişmeler oldu, oluyor, olacak da. Ama ne acıdır ki ülkemizde güzel olan gelişmelerin yanında değiştirilemeyen zihniyetler, farklı bakış açıları, olumsuz yaklaşımlar da var.

Kurduğum grupta bazen hastanelerden, bazen doktorlardan, bazen rehberlik merkezlerindeki uzmanların davranış biçimlerinden, okullardan, eğitimcilerden memnuniyetini dile getirenler olduğu gibi şikâyet eden ebeveynler de mevcut. Hemen her ailenin ortak şikâyet konusu ise çocuklarımız için almamız gereken raporlar. Başlı başına bir dosya konusudur bu.


Araştırmalarımı tamamladığımda konuyu siz değerli okurlarımın görüşlerine sunacağım. Bu günlere dönelim. Kızım yaşında olanların sorunları ortak. Belli bir eğitim sürecinden sonra çoğunlukla eve hapsolmuş durumdalar. Yeterince sosyalleşemiyorlar. Ailelerin de korkuları, endişeleri ortak. “Biz ölünce yavrularımızın akıbeti ne olacak” sorusu beyinleri kemiriyor. Ben de aynı düşüncelerle üzülüyor, yavrumu geliştirmek için çırpınıyorum.
Kızım müzikle mutlu olan, bilgisayara meraklı bir genç oldu. Bir şiir bile ezberlemesi zor diyenlere inat sevdiği şarkıları ezbere söyleyebilen, her şarkıyı daha çalmaya başladığında tanıyabilen bir kulağa sahip biri oldu çıktı. Elbette ki hayat sadece bilgisayar başında oynamak ve müzikten ibaret değil. Onun için bir şeyler yapmam, bensiz bir hayata da hazırlamam gerektiğinin bilincinde olarak çabalıyordum. Anne olarak bir yere kadar yetiyor
insan ama bir noktadan sonra yetmez olunuyor. Kızımı götürdüğüm eğitimciler bana şöyle demişlerdi:

- Kızınızı inanılmaz derecede geliştirmişsiniz. Siz verebileceğiniz her şeyi fazlasıyla vermişsiniz, şimdi devreye başkaları girmeli.

İşte bu aşamada Merve öğretmen imdadımıza yetişti. Öğretmeni ile muhteşem bir uyum sağladılar. Kızım öğretmen gibi değil, hasretini çektiği ablasının yerine koydu Merve öğretmeni. Sohbetleri, birbirlerine mektuplar yazmaları vb. ile hayata bakışı değişti. Bunu izleyen zaman diliminde rengârenk kum boncukları, toplu iğneler girdi hayatımıza.

Öğretmeninin yönlendirmesiyle birlikte, malzemeler güzel tablolara dönüşmeye başladı. Sonrasında ise hayaller başladı. Kızımın en büyük hayali yaptığı tabloları satmak, kazandığı parayla kendisine bir şeyler almak. O “birşeyler” televizyon reklamlarına göre değişiklikler arz etse de bu yönde hayal kurması (emeği ile üretmek, alın terinin karşılığında kazanç sağlamak ve bunu yatırıma dönüştürmeyi düşünebilmesi) çok güzel. Kendisini bu özel çocuklara adayan Merve Tunçbilek hanımefendiye huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum.

Geçtiğimiz yıl hayatımıza giren bir diğer hanımefendiden de bahsetmeden geçmeyeceğim. Özlem P. Şinik öncelikle sıra dışı bir anne ve akademisyen. İkiz kızlara sahip olmakla başlayan serüveni önce Sıradışı Annelik sitesi kurmak, ardından bu konu hakkında kitaplar yazmak, sonunda dernekleşmekle ivme kazanmış. Sevgiyle ışıldayan gözleri, iyi bir şeyler yapma, paylaşma arzusuyla nurlanan yüzü ile insana huzur veren bir genç hanım.

Birbirinden habersiz bu iki genç hanımı tanıştırmak bana nasip oldu. Yolumuz Aydın Üniversitesinde kesişti. Özlem hanım bu nezih üniversitede ağırladı bizi. Saatler süren tatlı sohbetin, kurulan hayallerin, havada uçuşan fikirlerin, heyecanlandıran projelerin konuşulduğu bu birliktelikten ne kadar huzur duyduğumu kelimelere dökebilmek zor.

Özlem hanım ve Merve öğretmen birlikteliğinin ilk meyvesi, kızım yaşındaki gençlere yönelik bir kurs başlatmak oldu. Bunu çok daha güzel projeler izleyecek. (Şimdi söylemeyeyim ki sürpriz bozulmasın.)

Açılacak kursta öncelikle kızımın keyifle yaptığı boncuktan tablo yapımını öğrenecek gençler. El becerileri gelişirken, kendilerine benzeyen başka gençlerle tanışacaklar, her birinin hem benzer, hem farklı yanlarını fark edecekler. En önemlisi bireysellikten ayrılıp gruplaşmaya, topluma karışıp sosyalleşmeye başlayacaklar. Öğretmen denetiminde eğlenirken öğrenecekler hayata dair ne varsa. Sonra emeklerini sergileyecek ve satacaklar.

Tüm bunlar hayal değil. Kasım sonunda başlayacak bu zevkli maraton, 23 Nisan’da taçlanacak. Bu keyifli yolculuğa çıkmak isteyenler Merve hanımla iletişime geçebilirler. Elif, Sena, Murat, Emre, Aynur, Leyla, Sevim, Kaan, Ali, Ayşe…İsimleri farklı olsa da kromozom fazlalıkları aynı olan
niceleri, öğretmeniniz sizi bekliyor.

Kendisine ulaşmak için facebook kullanabilir, ya da bana mektup yazabilirsiniz.

Sevgilerimle

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
ANA RAHMİNE HASRET
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
1
BELGİN
Cevapla BELGİN
25.11.2013 18:19:24
insana umut ve mutluluk veren bir yazı:)Merve hanım ve Özlem hanım gibi duyarlı insanların olması ne güzel.Böyle güzel projelerin devamı'nı ve çoğalmasını ümit ediyoruz.Bu değerli paylaşımlarınız ve yazılarınız için,sizin de ellerinize,emeğinize sağlık...
Cevap Yaz
1
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :