CANLI YORUMLAR
IŞIL BÜYÜKGEBİZ
IŞIL BÜYÜKGEBİZ

FARKLI BİR GÜZEL!

Rio De Janeiro
18.01.2013

Rio de Janeiro, farklı bir güzel! Şehre kıyı şeridi boyunca yayılan sahilinin yumuşak kumları davetkârken, haşin dalgaları hırçın. Pürüzsüz kayalık tepeleri şehre “Ben varım ancak sen gelemezsin” derken meydan okumuyor. Şehir bu kayalık tepelerin eteklerine dek sokulmuş ancak onlara erişememiş. Oralarda sık ormanların yeşilliği hüküm sürmekte…

İpanema, Copacabana sahil boyunca uzanan semtlerinin en meşhurları. Merkeze oldukça yakınlar. Barra gibi kimi semtler de sonradan oluşturulmuş, şehir gitgide yeni yapılan yerleşim alanlarıyla merkezden ileriye doğru uzanmakta.

Rio’lular kendi hallerinde, sinirsiz, cici insanlar. Hiç İngilizce bilmemelerine rağmen anlaşamamak ve hatta bu nedenle müşteri kaçırmak onları sinirlendirmiyor. Baş parmaklarını yukarı kaldırıp “ok” işareti yapıyorlar gülümseyerek.

Yaşam stilleri; özenilesi! İnsanlar evlerinden çıkıp sahile geliyorlar; kimileri sörf yapıyor, kimileri de yürüyüş. Özellikle sahile yakın kıyı şeridinde oturanlar evlerinden yalınayak sörf giysileri ve ellerinde sörfleriyle çıkıp çift şeritli yolu aşıp kendilerini kumsala atıyorlar. Köpek gezdirenlerin ve yürüyüş yapanların sayısı şaşırtıcı. Yürüyüşü de iş olsun diye değil, spor olsun diye yaptıklarını belirtmekte fayda var. Hepsi son derece donanımlı olarak tam yürüyüşe ve koşuya uygun giyimli ve disiplinliler. Sahildeki yürüyüş yolunun kenarı da bisikletliler için bisiklet yolu olarak düzenlenmiş.

Yürüyüş yolu üzerinde çok sık aralıklarla hepsi aynı konseptte ve büyüklükte yanlarında 3-4 masa bulunan büfeler var. Buralarda kahve yok ancak içki ve tost- sandviç servisi bulunuyor. Geleneksel içecekleri “açai” meyvesini buralarda deneyimlemek hoş doğrusu. Meyvenin ağız kısmındaki kabuğun bir parçasını ayırıp içine batırdıkları pipetle size uzatıyorlar. Açai, orta şekerli bir içecek.

Rio de Janeiro’nun sahil şeridindeki özellikle de son zamanlarda oluşturulan ve bu nedenle merkezden karayoluyla yaklaşık 40 dakika uzaklıkta bulunan Barra semtinin evleri son derece düzenli, geniş, temiz, özenli evler. Buralarda aynı niteliklerdeki sitelere de rastlamak mümkün.

Rio de Janeiro’nun simgesi olan Corcovado tepesinin üzerindeki “Christ The Redeemer” yani “Kurtarıcı İsa Heykeli” en eski art- deco heykel. Ellerini iki yana açmış bu heykel bu açıdan kucaklayıcı görünse de yüzündeki otoriter ifade üzerinizde korku karışımı bir saygınlık uyandırıyor. Şehri tepeden görmesinin de etkisiyle belki de Dünya’nın en etkileyici heykellerinden biri.

“Sugar Loaf” yani “Hoş Gezinti Tepesi” teleferikle iki kademede çıkılan ve şehri tepeden panoramik olarak izleyebileceğiniz bir başka tepe.

Rio de Janeiro’daki “favela”lara yalnız gidilmemesi, oraya tur organize eden acentalarla gidilmesi öğütleniyor. Favela, çok kolay ve sık çoğalan bir bitki. Dağlardaki ağaçların kesilmesiyle dipdibe dikilen bu küçük duvarların oluşturduğu odacıklar yerleşkesi de işte bu kadar sık! O denli birbirlerine bitişik ki bu duvarlar “Donna Marta Favelası”nda yol yok, yalnızca merdivenlerle inilip çıkılıyor, yatay yol alınamıyor. Favelalara gecekondu demenin bile güç olması nedeniyle yerleşke olmuş duvarlar demekte yarar görüyorum. Donna Marta Favelası diğer favelalara göre nispeten küçük ancak bir sürprizi içeriyor. O daracık merdivenlerden inip de düzlüğe çıkarsanız orada sizi mütevazı bir Michael Jackson büstü ve duvar panosu karşılayacak. Jackson, “They Don’t Really Care About Us” şarkısının klibini işte bu favelada favela halkıyla birlikte çekmiş. Şarkının sözleriyle de çok uyumlu olmuş doğrusu.

Amazon ormanlarının bir kısmı Tijuca’da, şehrin merkezine yakın acentalar vasıtasıyla ulaşabileceğiniz bir konumda. Burada yürüyüş arkadaşınız huzurla karşınıza çıkan şelale ve hemen yanı başında şimdi bir restoran- kafe olarak hizmet veren bir tesis var. Buranın etkileyici bir geçmişi var!

Jean Jacques Rousseau’ya ait olan bir evde doğup da Napoleon Bonaparte’ın yenilgisinden sonra sanatçı ve aristokrat politik olan babasıyla birlikte aldıkları davet üzerine Rio de Janeiro’ya gelen Fransız Felix Taunay, Rio de Janeiro Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim hocalığı yapmaya başlamış. Babası ülkesine dönmüş ancak O, Rio’da kalmış, evlenmiş ve Tijuca’daki bu çok sevdiği ve sık sık resmettiği şelalenin yanındaki evde yaşamaya başlamış.

Taunay’ın son sözü: “Elveda Brezilya’nın güzel doğası, elveda güzel şelalem!” olmuş. Brezilyalılar da Felix Taunay’a vefa borçlarını şelaleyi "Cascatinha Taunay" yani “Taunay Şelalesi” olarak adlandırarak ödemişler.

Şehirler de insanlara benzer. Rio’nun davetkar, yumuşak kumsallarının hırçın dalgaları ona kendini bırakmana engel oluyor; hazırsan bile ona teslim olmaya; o, teslim almak istemiyor seni. Düz tepeciklerinin ulaşılmazlıklarıyla meydan okumadıkları meydanda çünkü ulaşılmazlık onların gerçeği! Sırf varlıklarıyla konuşmadan şehre bağırıyorlar: Ben varım ama sen gelemezsin! Şehir varlıklarıyla yetiniyor ve bu onu farklı bir güzellikte kılıyor.

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :